Anasayfa Biz Kimiz Faaliyet Alanlarımız Blog İletişim Bağış Yap Gönüllü Ol
Akak Logo Akak Logo
Dalgıçlık | Akademi Arama kurtarma Derneği

Faaliyet Alanlarımız

Dalgıçlık Nedir?

Dalgıçlık tam anlamıyla suyun altında kalmak üzerine odaklı olan ve nefes alma aygıtlarıyla ya da aygıtsız yapılan bir aktivitedir. Çeşitli aparatlar olsun ya da olmasın yaptığınız spora dalış ismi verilir. Dalış yapan yani sporu icra eden kişiye ise dalgıç adı verilir.

Dalgıç olabilmek için öncelikle çeşitli eğitimlerden geçmelisiniz. Çünkü su altında nefes tutma, yüzme, dipte kalma ve su yüzüne çıkma gibi önemli aşamaları olduğundan, hafife alınmamalıdır. Önceleri meslek ya da ilginç bir ilgi alanı gibi görülürken günümüzde özellikle tatil yörelerinde ve sahil semtlerinde son derece yaygınlaşmıştır.

Bir insan aktivitesi olan dalış, temel olarak çevre ile etkileşim kurabilmek için su yüzeyinin altına inmektedir. Su altının basıncı ile suya dalma gibi faktörler göz önünde bulundurulduğunda, eğitimi eksiksiz bir şekilde alınarak denenmelidir. Aksi halde hayati tehlikeleri olabilir. Dalış çeşitlerine göre dalgıcın kullandığı ekipmanlar değişir. Çevre faktörleri, dalışın amacı, derinlik gibi birçok risk unsuru bulunmaktadır. Eğlence amaçlı olabildiği gibi, araştırma, arama, kurtarma veya herhangi bir çalışma için de dalış yapılabilmektedir.

Dalış Türleri Nelerdir?

Nefes alma aygıtı olmadan dalış ve nefes alma aygıtlarını kapsayan dalış olarak ikiye ayrılmaktadır. Nefes alma aygıtı olmadan dalmaya, serbest dalış adı da verilir. Nefes tutularak dalış yapılır. Nefes alma aygıtlarıyla yapılan dalış ise kendi içinde yüzey destekli dalış ve tüplü dalış olmak üzere ikiye ayrılır.

Tüplü dalışta yüksek basınç ile doldurulan tüp dalgıcın sırtına yerleştirilir. Bu tüp içindeki gazı soluyan dalgıç su altında gaz bitene kadar kalabilir. Bunun dışında dalgıçlık bir de yapılış amacına göre kategorilere ayrılmıştır. Bunlar; ticari dalgıçlık, teknik dalgıçlık ve hobi amaçlı dalgıçlık olarak sıralanabilir. Bunların her biri farklı amaçlara hizmet etmektedir.

  • Serbest Dalış
    Serbest dalış, dalgıçlıkta belli bir yol kat etmiş insanların en çok tercih ettiği ve en keyif aldığı türüdür. Nefesi tutup, solunum cihazı kullanmadan yapılır. Ancak su altı yüzme ve şnorkelli yüzme olarak kendi içinde ikiye ayrılır. Suyun altında kalma süresi dalgıcın nefesini ne kadar tuttuğuna bağlıdır. Serbest dalış yapanların sıklıkla düştüğü hatalar vardır. Bunlardan ilki hiç kuşkusuz kendi başlarına, hiçbir eğitim almadan denemeleridir. İnternetteki videoları izleyerek dalış yapanların sayısı bir hayli çoktur. Fakat bu durum asla tavsiye edilmemektedir. Serbest dalışta kalçadan palet vurmaktan ziyade, dizleri hafif kırarak veya bacakların kalçalardan oynatılarak palet vurulması önerilir. Eğitim esnasında bu pozisyonu aldığınızdan emin olmalısınız. Paletli sabit ağırlık en yaygın serbest dalış tekniğidir.
  • Tüplü Dalış
    Bir su altı solunum cihazı kullanılarak yapılan dalış şeklidir. Scuba diving yani tüplü dalış genellikle su altı dünyasını keşfetmek isteyenler tarafından tercih edilir. Bunda da tüm dalışlarda olduğu gibi tek başına hareket edilmemesi önerilir. Gerekli eğitimler alınarak yapılan dalışlarda; dalmadan önce tüm ekipmanlar kontrol edilmeli, kulak eşitleme unutulmamalı, su altındaki komutlara uyulmalı ve gereksiz risk alınmamalıdır. Tüplü dalışı epilepsi, kalp-damar hastalığı, solunum, tansiyon ve kulak problemi olanlar yapmamalıdır. Bu dalışlarda derinlik sınırı genelde 30-40 metre olur. Daha derine inmek isteyenlerin çok daha sıkı tedbirler alarak ve tek başına denememeleri önerilir.
  • Yüzey Destekli Dalış
    Su üzerinde bulunan bir hortum veya diğer ekipmanlarla nefes almaya yardımcı olan dalış türüdür. Yüzeyden temin edilen oksijen sayesinde dalgıcın belli bir mesafeye kadar suyun altında kalması ve inceleme yapması sağlanır.
Dalgıçlığın Tarihçesi

M.Ö 500 yıllarına ait olduğu düşünülen resimlerde, suyun altında, hayvan derileri giyerek nefes almayı başarmış Eski Yunan dalgıçlar anlatılmıştır. Özellikle korsan gemilerinin adını sıkça duyurduğu yıllarda dalgıçlık konusu son derece olağan bir durum halini almıştır.

Bu dönemde korsanlar, gemileri önce batırmış sonra da içerisindeki değerli eşyaları alabilmek için suyun altında uzun süre kalabilmelerini sağlayacak birçok alet geliştirmiştir. Dalış çanları bu zaman sürecinde kullanılmıştır. Dalış konusundaki en önemli ve büyük devrim 1943 yılında bir Fransız keşifçinin bulduğu regülatör olmuştur.